26 Ocak 2016 Salı

RESİM ANALİZİ 2


Şu ünlü nefis resim. Botticelli’nin Venüs’ü. Venüs doğuyor işte.

Öncelikle Venüs bir tanrıça ismi. Tanrıçalar hep güzel olurlar. Venüs de güzel oluyor haliyle. Venüs, burada, deniz kabuğunun üzerinde, o zaman tabii ki sörf tahtası yok, kano da yok. Venüs, o istiridye şeysinin üstünde karaya geliyor. Ayağa kalkıyor. O zamanlar saç kurutma makinesı yok elbette. O nedenle plaj görevlileri, soldaki, Venüs’ün saçına rüzgar üflüyorlar.

O üfleyenler işçi, işçi Tanrı onlar, rüzgar işçileri, kanatlılar, o zaman melek onlar aynı zamanda, rüzgar melekleri, var ya şimdi rüzgar gülü gibi, rüzgar kıranlar görüyoruz, tepelerde dönüyorlar, o zamanlar böyle teknoloji yok tabii, o yüzden Tanrılar çalışıyormuş, o zamanlar, yani antika çağlarda, antik çağlarda, insandan çok Tanrı varmış.

Sağdaki de Venüs’ün arkadaşı. O suya girmiş çıkmış giyinmiş, kahvesini içerken, Venüs geliyor, işçiler rüzgar üflerken, arkadaşı da Venüs’e havlu getirmiş, bir alana bir bedava, Özdilek’te, Bursa havlusu o. Antik çağda da varmıştı Özdilek havlusu.

Venüs, sudan çıkıyor, tamam, ama boynu bükük, bu iki nedenden olabilir, deniz güzeldi ama karnım acıktı, yemek yemem lazım, yiyip biraz dinlenip yine denize gireyim diyor, biraz hüzünlü o yüzden. Ya da, of ya, bu dünyaya neden geldim ki, diyor, çünkü, resim, Venüs’ün Doğuşu, şimdi dünyada okula gitcem, sınavlar filan, sonra KPSS, evlilik, evlilikte şiddet, ben neden bu dünyaya geldim, başka gezegene gelseydim, diye düşünüyor olabilir.

Tanrılar rüzgar üflerken çiçek de üflüyorlar, rüzgarla birlikte çiçekler de geliyor, onlar gül işte, rüzgar gülü onlar. Bir de, Venüs’ün kolları, omuzlar bir acaip, büyük olasılıkla istiridyenin içinden çıkarken bedeni zedeleniyor. Ama yine de güzel Venüs. Demek ki, güzellik tek tek bakılan bir şey değil. Bütün olarak güzel bu Venüs.

24 Ocak 2016 Pazar

RADYO OYUNLARI 2


Sonbahar Fırtınası-Daphne du Maurier

Ünlü İngiliz yazarın bu eserinde genç bir çift, kızın annesinin evine ziyarete gelirler. Kızın annesi ile damat arasında duygusal bir yakınlaşma olur. Klasik eserin nefis bir uyarlaması.

Kanlı Düğün-Lorca

Ünlü şairin en tanınmış eserlerinden biri. Carlos Saura’nın filmi de nefis. Kan davalı iki ailenin çocukları evlenir. İki çift vardır. İki erkek iki kadın. Ancak, çiftlerden birinin erkeği ile diğerinin kadını birbirini sevmektedir.

Bir Komiser Geldi-J.B.Priestley

Bir evde bir çift nişanlanırken bir komiser eve gelir ve nişan için toplanan herkesi şaşırtan bir hikaye anlatır. Bütün bir aile ortak bir suçla suçlanmaktadır. İnsan davranışları ve insan sahteliği üzerine çarpıcı bir eser.

Sis-Fred von Hoerscelmann

Bu klasik Alman eserinde kışın buzulların içinde bir evde herkes birbirine kötü oyun oynamaktadır. İnsan egosu ve çıkar savaşını anlatan şaşırtıcı bir oyun.

Not: Bu yazı serisinin ilk bölümü yanda arşivde, tiyatro başlığında.

19 Ocak 2016 Salı

DERİN MAVİ EDEBİYAT DERGİSİNDE


Bir sürpriz oldu. İlk kez bir kitabım bir edebiyat dergisinde yer aldı. Kaliteli ve saygın edebiyat ve kitaplar dergisi Ayraç, Ocak sayısında "Derin Mavi" adlı kitabıma yer vermiş.

Yazıda şiirlerimin İkinci Yeni akımına benzetilmesi de hoş olmuş. Bu bir iltifat tabii ki. Şiir yazmak başka şey şair olmak başka şey. İkinci Yenicileri severim zaten. Belki onlardaki naif hava vardır şiirlerimde.

Yazıyı yazan da sonbahardan bu yana Siyah Sanat, Berhava Öykü, Acemi ve Ayraç gibi sanat edebiyat dergilerinde yazan sevgili arkadaşımız Maviye İz Süren Bahar Uysal. Bu dergilerin düzenli yazarı oldu o Ekim ayından bu yana.

Arkadaşımıza teşekkür ediyorum ve bol bol öykü, şiir, deneme ve kitap yazılarının olmasını diliyorum.

Maviye İz Süren: