28 Aralık 2016 Çarşamba

BARDAK TATLISI



Anlatılamayacak kadar güzel. Ben klasik su bardağı kullandım. Siz istediğiniz ölçüdeki herhangi bir bardağı kullanabilirsiniz.

İçindekiler:

1 kilogram süt
2 yemek kaşığı un (tepeleme)
1.5 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
6 yemek kaşığı toz şeker (tepeleme)
1 paket vanilya
Bulamak için

Ayrıca, Hindistan cevizi ve üzeri için eritilmiş çikolata

Yapılışı:

Muhallebisi için süt, un, toz şeker ve nişastayı bir tencereye alın ve kaynayıp muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırarak pişirin. Kıvamına gelince ocağın altını kapatıp vanilyayı ekleyin. Su bardaklarını ıslatın ve muhallebiyi bu bardaklara paylaştırın. İlk sıcaklığı çıkınca bardakların ağzını streç filmle kaplayın ve buzdolabında dinlendirin.

Bir gün beklemek gerekiyor tam olması için. Bardaklarda bir gün bekletiliyor, sonra bardaklardan çıkarılıp, ortadan bölüp, Hindistan cevizine batırılıp, üzerine erimiş çikolata dökülüyor, bir de çikolatanın üstüne fındık.

Yani, kıvam alan muhallebiyi bardaktan çıkarıp birer parmak kalınlığında dilimliyoruz, ortasına krem şanti sıkarak iki dilimi üst üste koyuyoruz. Hindistan cevizine buluyoruz ve en üstüne eritilmiş çikolata gezdirip dilediğimiz gibi süslüyoruz.

Bittiiiiii.

23 Aralık 2016 Cuma

KİTAP ÇIKARAN BLOGÇULAR 3



ALBÜMDEKİLER

Gülsen Varol

Albümdekiler nostaljik bir epik roman, nehir roman. Bir ailenin yirminci yüzyıla yayılan öyküsü.

Sevgili blog arkadaşımız Gülsen Varol’un başka kitapları da var. Albümdekiler, adına benzer şekilde sanki bir albümdeki fotoğraflara bakılarak ve geçmişe dönülerek yazılmış gibi.

İstanbul, Bursa, Samsun ve başka şehirlere de yayılan bir ailenin yaşamı etkileyici. Birkaç kuşağı izliyoruz ve bu öykü çok da uygun bir sinema filmine.

Yirminci yüzyılın yaşantısını, özellikle küçük şehirlerdeki yaşantıyı anlamak açısından keyifli bir roman. Bütün kahramanlara sevgiyle ve anlayışla bakılarak okunan romanda en güçlü çizilen karakter Sanem ve en zorlu ve acılı yaşam da onunki.

Dönemin şartları, gelenekler, gurur, sevgi, acı, evlilik, hayaller, yeni kuşaklar, torunlar, yaşam bir yandan sürerken yıllar geçince geriye bakıp insanlar keşke böyle davranmasaydı diyoruz ama bir yandan da görüyoruz ki başka türlü de davranamazlardı. Herkes bilebildiği kadar, ailesinden, çevresinden gördüğü kadar yaşayabiliyor biraz da. Seçimlerimiz çok da bize ait olmuyor.

Aile ve gelenekler en büyük kazancımız olduğu gibi en büyük dezavantajımız da olabiliyor. Bu ailenin yaşamında bütün kahramanları seviyor ve hepsine kızıyoruz aynı zamanda.

Albümdekiler duygusal bir roman. Pek keyifle okunuyor.

Not:4/4

Arkadaşımızın blog adresi:

21 Aralık 2016 Çarşamba

NABER


Naber bir mizah dergisi. Mizah dergilerine yakın olanlara tanıdık gelecek bir dergi. Bildiğimiz Uykusuz, Penguen havasında.

Dergi üç ayda bir ve iki yıldır çıkıyor. Dergiyi, mizah dünyasından tanıdığımız Umut Sarıkaya tek başına çıkarıyor. İçindeki yazılar ve karikatürler hep ona ait.

Şimdilik altı sayı olan bu dergide mizah yazıları, mizah öyküleri, çizgi öyküler, karikatürler var. Son yıllarda mizah dergileri bölünerek çoğalıyor. Eski ustalar yeni dergiler çıkarıyorlar.

Naber de Uykusuz, Penguen tarzı mizah sevenlerin pek seveceği bir dergi. Bol sayfalı ve doyurucu. Konuk çizer de alıyor.

Mizah dergileri, diğer tüm dergi türlerinden daha önemli. 

ANARŞİNİN EVLATLARI



Sons of Anarchy

Bir motorsiklet çetesi dizisi. A.B.D.’de ünlü olan Harley çetelerini anlatan bir suç, aksiyon dizisi.

A.B.D.’de Harleylerde yaşayan aileler bile var ve bunlar yılda bir kez bir araya gelirler, yüzlerce, binlerce motorsikletli. Ve birçok da çete var. Çete sözcüğü aslında doğru değil bunlar kulüp aslında.

Ama yasadışı işlere giren motor çeteleri de var ya da öyle sanılıyor. Bulundukları kasaba veya eyaletlerdeki uyuşturucu, silah, fuhuş gibi yasadışı aktivitelere de giriyorlar, gizli şekilde. Ancak, genel olarak Harley çeteleri sadece romantik ve nostaljik gruplar. Çünkü, Harleyler ve Harley giyimi, aksesuarları asiliği, özgürlüğü çağrıştırıyor, çizmeleri ve yelekleri özellikle.

Sons of Anarchy de Kalifornia’nın Charming kasabasında yerleşik bir çete. Kuralları, törenleri, prensipleri var. Yasal bir kulüp iken yeni liderleri Clay (Amerikan sinemasının klasiklerinden Ron Perlman) kulübü silah ticaretine sokuyor. Diğer çeteler, Meksikalılar, Çinliler, İrlandalılar arasında silah trafiğini yönlendiriyor kulüp ama bu yüzden çok dram yaşanıyor ve ölümler gerçekleşiyor.

Clay’in yardımcısı Jax (Charlie Hunnam, yürüyüşü ve havası ile çok yakışıyor) ise kulübü kuran adamın oğlu aynı zamanda ve annesi de Clay’in eşi. Yani Clay aynı zamanda Jax’in üvey babası. Annesi Gemma, üvey babası Clay ve Jax arasında zaman zaman iyi zaman zaman gergin bir ilişki var. Clay, yasadışını severken, Jax yasadışını bırakmak istiyor.

Dizi yedi sezon ve her sezon onüç bölüm ve her bölüm bir saat. Ancak, aksiyon, dram, heyecan, suç hiç bitmiyor. Çekici bir dizi, havalı, seyri çok hoş.

Suç ve motorları sevenler kaçırmasın.

20 Aralık 2016 Salı

MAVİ MISRALAR


Mehmet Osman Çağlar

Mavi Mısralar için aşk ve devrim şiirleri diyebiliriz. Bir de deniz ve mavi. Mavi mısralar olması, denizle ilişkisinden. Deniz ve mavi de özgürlük demek, şiir de özgürlüktür, aşk da öyle.

Şiirlerde 1960’ların, 70’lerin gençlik ve politik ruhu var, devrimci gençlik atmosferi. Devrim yanında aşklar, ayrılıklar, özlemler de. Bir de deniz sevgisi ve denizde geçen zamanlar. Şiirler, geçmişe bakıyor, geçmişi anıyor, özlüyor.

Gençlik enerjisini, eski aşkları, yarım kalmış aşkları, yarım kalmış devrim şarkılarını özlüyor dizeler. Kısa, masum ve naif şiirler. Çocuksu dizeler. Şiirlerin arasında yine aynı atmosferde denemeler de var. Barışçı ve nostaljik denemeler. Deniz yolculukları, sofralar, şehirler, güney, Ankara.

Bugün ve geçmişten oluşan şiirler özgür ve yolcu, gezgin bir ruhun şiirleri. Yaşanmışlık hissi veren ve genelde hüzünlendiren dizeler. Bir yaşamın özeti, özü var şiir ve denemelerde.

Kolay okunan, hafif ve deniz esintisi gibi keyif veren bir kitap.

Not:4/4

(Mehmet Osman Çağlar, blog arkadaşımız. Bu şiir kitabından sonra çok yakında ilk romanı da yayınlanacak. Ayrıca, oğlu Tolga Çağlar da eski blog arkadaşlarımızdan. Mehmet Osman Çağlar’a bundan sonrası için de başarılar diliyoruz. Ondan denizcilik anılarını yazmasını bekliyoruz)

Mehmet Osman Çağlar’ın bloğu:


Oğlu Tolga Çağlar’ın bloğu:

11 Aralık 2016 Pazar

GİRİŞ(İM)



Girişim, adı üzerinde, bir girişimcilik kitabı.

Girişimcilik, entrepreneurship yani, önemli tabii ki. İş, business, ekonominin konusu. Bu kitap da bir ekonomi kitabı öncelikle.

Bu yüzden, ekonomi ile ilgilenenlerin bildiği bazı terimler de var içinde, oyun teorisi, Maslow, verimlilik, SWOT analizi, KOBİ’ler, PEST, gibi.

Ders kitabı gibi de ayrıca ancak çok teorik de sayılmaz, pratiğe yönelik bilgiler var içinde, girişimci olmak isteyenler için. Aslında, herkes birer girişimci olmak ister, ancak bunun yollarını bilen de çok yoktur bizde.

Çantacı derler, ortalıkta birçok girişimci var, kredi alalım, destek alalım, hibe alalım, alalım da para kazanalım, köşe olalım, bizdeki girişimcilik böyle genelde. Tavuk işletmesi için destek alalım arabayı yenileriz, derler. KOSGEB, KOBİ fonları, banka kredileri, bizde işten çok keyif için alınıyor. Maksat zengin olmak.

Ekonomi, işletme, finans, yönetim, strateji gibi konulara ilgi duyanlar ve iş yapmak, iş kurmak isteyenler için bir rehber kitap bu.

Not:4/4


Üstelik de, bir blog arkadaşımızın yazdığı kitap. Okuma Günlüğüm bloğunun çok mu çok tatlı ve iyi yazarı Eren O. yazdı, babasıyla. Hep öykü, deneme, şiir yazacak değil ya blogçular, bilim yapan da var elbette. Faydalı bir kitap yazan arkadaşımıza teşekkür ederiz.

Ayrıca, son olaylar nedeniyle hepimize geçmiş olsun ve hayırlı kandiller.

10 Aralık 2016 Cumartesi

DEEP AİLESİ


Blogumda iki türlü öykü yazıyorum. İlki, serbest öyküler, ikincisi de kurgu kahramanı olan öyküler. Bu yıl sonunda blogum altıncı yılını bitiriyor. İlk 4 yılda, 2011, 2012, 2013, 2014, 8 adet temel kahramanım vardı. Bunlar;

SİMAY. 25 yaşında makine mühendisi. İstanbul’da özel şirkette çalışıyor. Yalnız yaşıyor. Müzik, tiyatro, doğa sporları seviyor. Eğlenceli, aksiyonlu biri. ÇAĞLA. Tipik ergen liseli. Karadeniz’de yaşıyor. GECE. Çellocu, Galata’da yaşıyor, konservatuarda okuyor, 20 yaşında, yalnızlık seviyor, müzik ve çizim dışında bir şeyle ilgilenmiyor. MODEL. Fotomodel, Nişantaşı’nda yaşıyor, yaşamayı seviyor, 25 yaşında. LENA. Cihangir’de kız arkadaşlarıyla yaşıyor, resim öğrencisi, bale ve gizemcilik ile ilgileniyor, 20 yaşında. DERİN. Tek erkek kahramanım. 27 yaşında, detektif, kimya, adli tıp mezunu, en çok halasının bulduğu işlere bakıyor. ZÜLEYHA. Üniversite mezunu işsiz, evde oturuyor, babası çalışmasına izin vermiyor, 23 yaşında. Bilgisayar meraklısı, zeki ve komik. ASMİRA. İstinye Park AVM’de tezgahtar, 20 yaşında, gezmeyi, eğlenmeyi seviyor. NURNİNA. 23 yaşında, ailesiyle yaşıyor, kapalı bir kız, Üsküdar’lı.

Son iki yılda, 2015, 2016, ise, birkaç yeni kahraman daha eklendi. Irak Savaşındaki Osmanlı gazetecisi Muharrir El İnsani, hemşire adayı Kübo, görücü usulü evlenen bir kızın evlenme öyküsü, İslam baba, aşkının peşinden giden Payidar, bıçkın delikanlı Kavas Hüdai, gibi.

4 Aralık 2016 Pazar

MUCİZE:UĞURBÖCEĞİ İLE KARA KEDİ



Eğlenceli, sevimli, komik, heyecanlı bir Paris animesi.

Marinette ile Adrien. Lise öğrencileri. Marinette, Adrien’i seviyor ama Adrien’in bundan haberi yok.

Ama Marinette ile Adrien birer süper kahramana da dönüşebilmektedirler. Marinette bir uğur böceği olur. Adrien ise bir kara kedi. Ancak, ikisi de dönüştüklerinde normal gündelik yaşamdaki kimliklerini bilmezler. Süper kahraman olduklarında, Adrien, Uğurböceği’nden hoşlanır. Yani gündelik yaşamın tersi olur.

Bu ikisi iyi kahramanlar. Bir de kötü kahramanlar var. Kötü adam Hawk Moth, gücü eline geçirmeye çalışıyor. Güçler ise mucizelerden geliyor. Mucizeler peri şeklinde. Marinette ve Adrien’i de süper kahraman yapan, dönüştüren müziceler var, periler, bunlar çok da sevimli.

Hawk Moth, mucizeleri eline geçirmek isterken, genelde zayıf düşen, ruhsal sıkıntı çeken veya hayatındaki zorluklardan dolayı kötülüğe eğilimli olabilecek kişilere güç verip onları kullanarak bu mucize perilerini eline geçirmeye çalışıyor ve Uğurböceği ile Karakedi de onun planlarını bozuyor her defasında.

İlk sezon 26 doyumsuz bölümden oluşmakta. İkinci sezon 2017’de inşallah. Bir de, yılbaşı özel bölümü olacakmış, ne güzel bir haber.

Anime sevenler için çok tatlı dizi.

3 Aralık 2016 Cumartesi

NARCOS



Narcos, yani narkotikler, bir uyuşturucu ticareti dizisi.

Kolombiya ve A.B.D. arasındaki kokain trafiğini anlatan dizi sürükleyici, etkileyici. 1980’ler, 90’lar’daki kokain dünyasını sunuyor bizlere.

İlk iki sezonda Kolombiya’daki uyuşturucu kartellerinin gelişmesi anlatılıyor. Özellikle de en büyük kokain tüccarı efsanevi Pablo Escobar’ın hayatı.

Escobar, Hitler gibi kötü bir adam, uyuşturucu satışı için çok insan öldürüyor, iyilik de yapıyor ancak kötülüğü daha çok. Kötü adam olsa da bir karizması var, Hitler gibi.

Biraz da ortam ve şartlar ve zenginlik nedeniyle çok yükseliyor, kral oluyor, duraklamıyor bir türlü.

Dizi, soluksuz izleniyor, çok heyecanlı. Üçüncü sezonunu bekliyoruz.

2 Aralık 2016 Cuma

MAĞARA



Yeni mizah dergilerimizden. Büyük boy ve bildiğimiz birçok mizah yazarı var. Çeşitli mizah dergilerinden bildiklerimiz.

64 sayfalık bu dergide Vedat Özdemiroğlu, Atilla Atalay, İrfan Sayar, Kemal Aratan gibi Uykusuz, Penguen, Leman, Hıbır, Gırgır tayfasından yazar çizerler bulunmakta.

Örneğin, ünlü Porof Zihni Sinir de var. Yazılar, hikayeler, çizgi romanlar, karikatürler, her türlü mizah malzemesi bulunuyor.

Ferhan Şensoy, Dario Fo, Özdemir Asaf, tiyatronun kavuğunu Ferhan Şensoy’dan devralan Rasim Öztekin, Ahmet Hamdi Tanpınar, Issız Adam, Kasım sayısının konuklarından.

Eğlenceli, doyurucu dergi. Mizah sevenler kaçırmaz zaten.

Aman uzun soluklu olur inşallah!