27 Mayıs 2018 Pazar

Gündüz Sefası ve Fanatikler



Gündüz Sefası

Sarah Jio

Arkadya Yayınları

Jio’nun Sahildeki Kulübe (Yağmur Sonrası), Mart Menekşeleri gibi romanlarını okumuştuk. Gündüz Sefası da benzer şekilde okuma keyfi veren bir roman. Hem mutlu ediyor hem de hüzünlendiriyor. Jio, gerçekten de mutlulukla okunan yumuşak ve romantik romanlar yazıyor.

Gündüz Sefası adlı çiçek de kahramanlardan biri. Yine, eski ile yeniyi birbirine bağlayan olaylar var ve yine eskiyi araştıran bir kadın. Ada, hayatında yeni bir sayfa açmak için Seattle’a gelir ve bir yüzen evde yaşamaya başlar. Çevredeki insanları tanırken bir yandan da yüzer evde yaşamanın tadını çıkarır. Evde bir sandık bulur ve bu evde uzun yıllar önce yaşamış Penny adlı bir kadının hatıralarını okur, sonra da kadının hayatını merak eder. Penny bu evde en çok bir şeyler pişirmeyi sevmiştir. Araştırdıkça Penny ile ilgili gizemli olayları öğrenir, yaşanmış aşkları öğrenir ve öğrendikleri kendi bugünkü hayatını da etkiler.

Lezzetli roman.

Not:3/4



Fanatikler

Dean R. Koontz

İnkılap Kitabevi

Dean R. Koontz, en iyi, en tanınmış ve en üretken gerilim yazarlarından. Belki yüz tane gerilim romanı var ve hemen hepsi dilimize çevrilmiş. Genelde Stephen King ile karşılaştırılıyor. Stephen King, Koontz’a oranla biraz daha yumuşak gibi. Koontz daha sert olaylar yazıyor.

Fanatikler’de bir anne ve oğlu var. Oğlan küçük. Bir gün bir yaşlı kadın anne oğulun yoluna çıkıyor ve oğlana kafayı takıyor. Oğlanın şeytan olduğunu düşünüyor. Kadın aslında Alacakaranlığın Hizmetkarları adlı bir tarikatın başı, büyücü gibi biri. Yaşlı kadın bu oğlanı öldürmek istiyor. Ve anne oğul bu kadından ve tarikat üyelerinden kaçmaya çalışıyor. Onlara bir de detektif yardım ediyor. Heyecanlı, sürükleyici bir kaçış romanı. Yazarın eski romanlarından. Eski romanları daha sert.

Not:3/4

26 Mayıs 2018 Cumartesi

En İyi Filmler 2



Aguirre, Tanrının Gazabı (Aguirre, Der Zon Gottes)-Almanya, 1972
Tess-İngiltere, 1979
Hoşçakalın Çocuklar (Au Revoir Les Enfants)-Fransa, 1987
Bonnie and Clyde-A.B.D., 1967
Geçmişin Gölgesinde (American History X)-A.B.D., 1998
Arka Pencere (Rear Window)-A.B.D., 1954
Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society)-A.B.D., 1989
Protesto (La Haine)-Fransa, 1995
Annie Hall-A.B.D., 1977
Sonsuz Ölüm (Butch Cassidy and Sundance Kid)-A.B.D., 1969
400 Darbe (Les Quatre Cents Coups)-Fransa, 1959
Trainspotting-İngiltere, 1996
Zelig-A.B.D., 1983
Ran-Japonya, 1985
Kagemusha-Japonya, 1980
Komşum Totoro (Tonari No Totoro)-Japonya, 1988
Metropolis-Almanya- 1927
Belalılar (The Sting)-A.B.D., 1973
2001 Uzay Yolu Macerası (2001 Space Odyssey)-A.B.D., 1968
Full Metal Jacket-A.B.D., 1987
Taksi Şoförü (Taxi Driver), A.B.D., 1976
Ölüm Korkusu (Vertigo)-A.B.D., 1958
Gizli Teşkilat (North By Northwest)-A.B.D., 1959
Amerikan Güzeli (American Beauty)-A.B.D., 1999
Leon-Fransa, 1994
Hayat Güzeldir (La Vita e Bella)-İtalya, 1997
Baba Üçlemesi (The Godfather Trilogy)-A.B.D., 1972, 1974, 1990

Seçme Filmler listelerimden en iyileri seçmeye devam ediyorum. Halen 2000 öncesi filmlerden gidiyorum. Bu listeler bir yandan da sinema tarihinin en'leri gibi oluyor. Daha sonra 2000 sonrası ve ayrıca en sevdiklerimi de listeliycem.

24 Mayıs 2018 Perşembe

Bloglardan Seçmeler 2


Pırasa

Pırasa, yeni bir arkadaşımız ve benim de en yeni arkadaşlarımdan. Üç tane blogu var ve üçü de tatlı. Çok içten bir anlatımı var. Yüreğinden koparak yazıyor yani. Biri Fairy Tale blogu, diğeri tek boynuzlu tavşan, üçüncüsü de melankolik pırasa. Kendine böyle diyor. Hüzün dolu hep ama hüznü o kadar sevimli ki. Hüzünlü olsa da bir yandan da çok komik ve eğlenceli. Keşfedin onun iç dökmelerini. Kendisi tam anlamıyla bir pırasa.

https://melankolikprasa.blogspot.com.tr/

https://benimadimtavsan.blogspot.com.tr/

http://fairytilliseli.blogspot.com.tr/

Elifgül Ceylan

Çok Bulutlu, blogunun adı. Bir kere bu isim çok güzel. O da pırasa gibi içten, sevimli yazıyor. Şu anda o da en sevdiklerimden. Bir de bir kere Kore hayranı. Kitaplar, filmler, diziler de yazıyor. Bir de Holstee Manifestosu adlı bir yazısı var ki bu yazıya bayıldım. Hepiniz okuyun bu yazıyı da Elifgülü de.



Renkli Tırtıl

Sevgili arkadaşımız güzellik bakım seti hediye ediyor, çekilişleee.


Kitaplara Kaçanlar

Aramıza yeni katılan kitap blogcusu arkadaşımız. Kitap yazıları, öyküleri, değerli. Arkadaşlığı da iyi. Aktiflerden ayrıca.


Yaşa ve Anlat

Eskilerden bir arkadaşımız ve yeni bloguyla aramızda. Kişisel bakım, güzellik, kozmetik yazıyor. Eski tatlişlerdeeen.

Ben Bunu Yazmam ! Mimi



Biricik arkadaşlarımızdan Derya, Deli Kızın Bohçası, ki kendisinin birden fazla blogu var, bir blogunda spor ve sağlık yazar, bohçada ise kişisel yazar, ilgi duyduklarını, kendisi ayrıca blogla ilgili teknik konularda da bize yardım eder, aramızda en aktiflerden ve disiplinlilerden, düzenli yazar, bizim için çok iyi bir mim konusu buldu.


Blogumuzda neleri yazmayız? Neleri yazmam ben? Genelde kurgu yazmayı seviyorum. Gündelik yaşamdan kısa ve kurgu hikayeler. Yolda kafede metroda vapurdaki izlenimlerimden hikayeler çıkıyor. İnsanlara hayat yakıştırıyorum. Yani, hikaye yazmayı seviyorum. Şiir ve insan, yaşam, insan ilişkileri üzerine denemeler yazmayı da seviyorum. Bir de ilgi alanım olan, kültür sanat yazmayı. Kitap, müzik, sinema, öncelikle. Diziler de olabiliyor. Zaman zaman, resim, tiyatro, fotoğrafçılık da olabiliyor. Dergiler de. Öncelikle sanat edebiyat dergileri tabikide. Bir de blogçuları tanıtan yazıları yazıyorum. Mimler var bir de zaten. Blogcuların etkinliklerini duyurmayı da severim.

Her türlü blog okurum. Yazmadığım konuları okumayı çok severim. Ne tür şeyleri de yazmak isterdim. Bir yemek ve tatlı tarifi blogu yazabilirim. Kitaplardan sonra en sevdiğim şey bu. Zaman zaman da yazıyorum. İlginç tarifleri yapıp yazıyorum genelde. Gezi blogum da olabilir.

El işi, DIY bloglarına bayılırım. Ama pek yazamam sanırım. Kitaplardan, filmlerden elişi yapmaya zaman olmaz. Kişisel bakım bloglarına da bayılırım. Ama bunları da yazamam. Yani süreklilik halind yazamam. Çiçek ve hayvan yetiştirme, ev dekorasyonu da yazamam. Bunlara da zamanım olmuyor. Anne, bebek, aile bloglarına da bayılırım ama yazamam, yalnız yaşadığım için.

Spor, bilim teknik, teknoloji, internet yazamam. Para, banka, borsa, ticaret yazamam. Gündem yazamam, yazmam da. Ülke ve dünya gündemi ve sosyal konularda yazamam. Pek ilgilenmiyorum bu konularla. Tarih, politika, din de yazamam. Bu konularda da iyi değilim. Az bildiğim konularda yazmıyorum. Bu konuları blog arkadaşlarımdan okuyorum. Az bildiğim ve az ilgilendiğim konuları yazan blog arkadaşlarımı çok severim. İlgilendiklerimi yazanları da çok severim tabii.

Genelde böyle işte. Bence bu mim çok iyi. Ben de, Derya gibi, blog arkadaşlarımın hangi konularda yazmayacağını veya yazamayacağını merak ediyorum. Bu nedenle, bu mimi blog yazmayı seven her arkadaşım cevaplasın. İsteyen ve zaman bulabilen tabikide. Yani, hepsiniz mimlisiniz.

Üstteki kalpli şeyi, sevgili blog arkadaşım Okuma Günlüğüm Eren yapmış pek sevdim ben de.

22 Mayıs 2018 Salı

Kitap Arası




Sahafları severim. Kitapları sevdiğim için. Okumadığım kitapları bulabilmek için yol üstünde olunca hep uğrarım. Kitaplar yanında eski fotoğraflara da bakarım. Bu fotolar o şehrin tarihidir. Örneğin, Beyoğlu sahaflarında bütün bir Avrupa yakası tarihi bulunur bu fotolar sayesinde. İnsan yaşantılarına, şehrin yaşantısına meraklı olduğum için bakmayı severim.

Kitapların içindeki yazıları da severim. Okuyanların aldığı notları. Belki sevdiğim için karşıma hep okur notları çıkar kitapların aralarında. Yine çıktı, bugün dolaşırken öğlen. İki kitap gördüm üst üste. Biri, Reşat Nuri’nin Değirmen’i. Okumamıştım daha. Hemen aldım tabii. Altında da Dean R. Koontz’un Fanatikler adlı gerilim romanı vardı. Bunu okumuştum. Ama iyi gerilim, onu da aldım, bir daha okuyayım diye.

Ve şansıma ikisinin içinde bir şeyler vardı. Reşat Nuri’nin arka kapağının içinden bir Britney Spears kartpostalı çıktı. Arkasında da numara vardı. Art 9981. Kartın basım numarası. Spears’in şirin bir fotosu. Fanatikler’in içi ise çok zengindi. Öncelikle, elle ve renkli kartonla yapılmış bir kart çıktı, yeşil karton ve içindeki kalpte, seni seviyorum, yazıyordu. Kartın iç tarafında ise, sana olan sevgim gün geçtikçe büyüyor, denmişti.

Çizgili ince bir kağıtta ise, Her insan hak fıtratı geçer, doğa Hakkı (doğruyu) ararken bazen eline batıl (yanlış) geçer, hak zanneder, boynunda saklar. Güzel bir söz herhalde ama doğru yazılmamış olsa gerek. Büyük bir kağıtta ise, Osmanlının son dönemleri, İnkılaplar, Ekonomi başlıklı notlar vardı. Vakayı Hayriye, Menemen olayı, Soyadı kanunu, İş Bankası kuruldu, gibi notlar. Kitabın arka iç kapağında ise, Senle bir bütün olabilirdik, hoşça kal gözümün nuru, hoşça kal canımın içi, hoşça kal, yazılmıştı. Daha altta da, yorumsuz bir hayatı seçiyorum, doymadım inan sevgiye, korkulu geceleri sayar gibi, birdenbire yıldız kayar gibi, bir kuru dal ağaç gibi, aşksa bitti, bul kendini kuytularda, gibi bir şeyler yazıyordu.

Kitabın içinde ise Züleyha adı vardı. Kitabın sahibi olsa gerek. Hemen şöyle hayal ettim. Değirmen de, Fanatikler de Züleyhanın. Züleyha bir teyze. Bu iki kitabı ondan okumak için alan ise yeğeni olan bir kız. Adı Deniz olsun. Deniz, sekizinci ya da dokuzuncu sınıfta ve teyzesinden bu iki kitabı alıyor, Britney hayranı. Britney’i incelersek 2000’lerin başında ünlüymüş çok. Fanatikler’i ise birkaç yıl sonra okuyor, belki lisede iken okuyor, Osmanlı çalışmış, şiirlere meraklıymış, arkadaşlarına sevgi dolu kartlar yazarmış. Kitapları teyzesine geri vermemiş ve sonra da sahaflara bırakmış.