27 Şubat 2017 Pazartesi

GÜNESÜRGÜN


Heeey yeni kitabısım çıktıııı yaaaa. Holeeey heyoooo cıstak cıstak bıp tıs bıp tıs şinanay şinanay.

Günesürgün. Günesürgün olanlar yani bizler. Bu kitap, anlatı tarzında bu kez. Biraz da anı, günlük, biyografi, otobiyografi gibi oldu.

Kitabı, 2016 yılında, geçen sene yani, 7 ayda yazdım. Nisan ayında başladım ve Kasım ayı başında bitti. Genelde bir gün aralıkla yazdım. Gün aşırı. Bir gün yazdım bir gün durdum. Her ay 13 yazı yazdım.

Kitap aslında yeni yıla girdiğimizde yayınlanacaktı. Yeni yıl hediyesi olarak. Yetişmedi, yayınevi yetiştiremedi. Sonra 14 Şubat olmasını istedim ama ancak bugünlere yetişebildi.

Tamamen blog dışı bir kitap bu. Çok daha kişisel oldu. Bu kez kitabın içinde bir de ayraç var. Kitabın ruhunu yansıtan. Aynı zamanda tüm yazılarımın ruhunu, kitaplarım ruhunu yansıtan. Günesürgün, diğer kitaplarıma benzemiyor pek. Gerçi, diğer kitaplar da birbirine benzemiyor.

Keyifle, mutlulukla yazdım Günesürgün'ü. Umarım sizler, kitabı okuyacak blog arkadaşlarım da okurken mutlu olursunuz. Gündelik yaşamla birlikte giden yazılar oldu bu kez. İlkbahar yaz sonbahar yazıları. Birçok yazıyı çok gülerek yazdım yaaa.

Kitapta, genelde yazılar İstanbul, Ankara, İzmir yazıları oldu ayrıca. Üç çok sevdiğim şehir. Yazıların bir kısmı direk olarak yaşadıklarım, bir kısmı da çevreyle ilgili. Çevredeki insanlar yani. İnsanların yaşadıkları.

Ayrıca, dört tane de şiirim var.

Yine her zamanki gibi çok heyecanlıyım.

Ayyy hayat yine çok güzel amaaağğ. Inının ınının ınının tırım tırım tırım.

Yeni kızçem Günesürgün. Sade/Mavi/Fram/Yani/Gün. Beşi bir yerdeee.

26 Şubat 2017 Pazar

FİLM SEÇKİSİ 10



DURMAKSIZIN

Non Stop, 2014, A.B.D.

Havada terör filmi. Bir uçak yolculuğunda teröristler uçağı ele geçirir. Uçaktaki görevli de onları durdurmaya çalışır. İyi aksiyon. Liam Neeson başrolde havalı. Not:3/4

UMUT IŞIĞIM

Silver Linings Playbook, 2012, A.B.D.

Bipolar bir adam hastaneden çıkar ve eski karısının tekrar kendisine dönmesi için uğraşır. Normal bir dram. Bradley Cooper ve Robert De Niro başrolde. İzlenir. Not:3/4

YABANİ SAZLAR

Les Roesaux Sauvages, 1994, Fransa

Klasik Fransız sinemasının büyük yönetmenlerinden Andre Techine’den ince zarif bir film. 1960’larda bir grup genç ergen insanın yaşamınden kesitler. Fransız usulü. Not:3/4

KANUNUN KUVVETİ

La French, 2014, Fransa

Kötülere kafayı takan bir yargıç, tüm yaşamını bir uyuşturucu patronunu yakalamaya adar. Klasik Fransız suç ve polisiye filmlerinden. Başrollerde, birçok filmde birlikte oynayan iki arkadaş, Jean Dujardin ve Gilles Lellouche. Not:3/4

SİYAH ORFE

Orfeu Negro, 1959, Brezilya

Tüm zamanların en iyi filmlerinden. Bir mitolojik öykünün modern uygulaması. Orfeus, Brezilya’da tramvay sürücüsüdür. Rio karnavalı sırasında Eurydice’e aşık olur ve birlikte karnavalda dans ederler. Ancak, Eurydice’i seven biri daha vardır. Karnaval, dans, aşk, neşe, hüzün. Mükemmel film. Not:4/4

SİNADA


Günümüzün şimdilik en uzun süreli kültür sanat edebiyat dergilerinden biri. Yaklaşık 3 yıl ve 14 sayı oldu.

Sinada, Afyon merkezli ve oldukça dolu bir kadrosu var, ayrıca gönderilen öyküleri de yayınlıyorlar, kışın salep içerken okuyun da diyorlar.

Şiir, röportaj, resim sanatı, söyleşi, kültür, öykü, her tür kültür sanat dalı var içinde. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı ile Nihal Atsız’ın Ruh Adam adlı kitaplarının karşılaştırılması ilginç son sayısında.

Son sayının en hoş yazısı ise ünlü eski caz piyanistlerimizden İlham Gencer ile yapılan konuşma. Gencer, eski günleri anlatıyor, Altın Mikrofon yarışmasını ve Ayten Alpman’ı. İlginç bir anekdot da pek bilinen Bir Başkadır Benim Memleketim adlı şarkının çıkış hikayesi. Türk sevgisini anlattığını düşündüğümüz şarkının aslında bir İsrail şarkısı olması.

Edebiyat dergileri İstanbul’un tekelindedir, bir de Ankara vardır. Böylesine sıkı bir derginin Afyon’dan çıkması gurur verici.

Not: Dergiden bir minik söz: ”Bir sonraki sayıya kadar ruhunuza iyi bakın sevgili okur.”

25 Şubat 2017 Cumartesi



Net

Kim Ki Duk, 2016, Güney Kore

Ağ, şimdilik yönetmenin son filmi. Duk, günümüzün en iyi yönetmenlerinden, belki de en iyisi.

Mevsimler, Boş Ev, Yay gibi birbirinden önemli ve farklı filmleri var yönetmenin. Ağ ise bu filmlere oranla biraz daha kolay anlaşılır bir film.

Son filminde Duk, Kuzey Koreli bir balıkçının, motoru bozulunca yanlışlıkla Güney Kore sularına geçmesini işliyor ana konu olarak. Balıkçı, Güney Kore yetkililerince tutsak alınıyor ve casus sanılarak hapiste işkenceler görüyor. Onun tek derdi ise Kuzey Koreye, eşine kızına dönmek.

Güney Koreliler ise onu ülkesine göndermiyor. Balıkçı ya Güney Kore’de kalacak ya da casus olarak Kuzey Kore’ye dönecek.

Konu iyi, başroldeki balıkçı çok iyi. Film de iyi. Yönetmen bu filminde yine insanın kötülüğünü anlatıyor. İnsan, bu gezegene gelmiş arızalı bir varlık. Arızalı, defolu olduğu için her yeni gelen kuşak da arızalı doğuyor ve gelişiyor. Bundan kaçış yok. İnsan eline güç geçmediği sürece göreceli olarak iyi bir varlık.

Film, önce bir Angelopoulos filmi gibi başlıyor, sonra bir Türk filmine dönüşüyor, Beyoğlu’nun arka sokakları gibi oluyor, daha sonra da bir Ken Loach filmi gibi gerçekçi devam ediyor. Duk ilk kez çok kolay bir konu seçmiş. Filmin kolaylığı kameradan da geliyor. Düz insan hizasında kamera ile çekmiş, dijital kamera ile çekilen filmler gibi. Kamera pek de oynamıyor.

Duygusallığa, duygu sömürüsüne gidebilecek filmi sade bir şekilde bitiriyor. Film iyi ancak Duk için kolay lokma olmuş.

Not:3/4

COWBOY BEBOP


Günümüzden elli yıl ileride geçen bir anime.

Kelle avcıları, uzay kovboyları, haydut avcılarının yaşamı.

Uzay kovboyu Spike ve arkadaşları kötülerin peşinde. Jet, Faye, Ed ve Ein de Spike’ın arkadaşları. Bebop adlı gemiyle uzayda avcılık yapıyorlar.

Müziğin de başrolde olduğu efsane bir Japon animesi. Ekip elemanları ilginç, dizi cool ve stil. Haydutlar olmasına rağmen pek de kültürlü bir dizi.

Dizi biraz Amerikan ve İtalyan Westernlerini de anımsatıyor.

Klasikleşmiş animeleri sevenlere.