29 Mart 2017 Çarşamba

KİTAPLAR ARASINDA


Sevmek Dokunmaktır, Desmond Morris
Bahara Kadar Bekle, Bandini, John Fante
Taş Ustası, Camilla Lackberg
Kutup Soğuğu, Arnaldur Indridason
Yaratıcı İmgeleme, Shakti Gawain
Yaşam Kitabı, Krişnamurti
Siyah İnci, Anna Sewell
Toza Sor, John Fante
Tek Boyutlu İnsan, Herbert Marcuse
Çocuk Kalbi, Edmondo De Amicis
Saklı Çocuk, Camilla Lackberg
İlk Müslüman, Lesley Hazelton
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portesi, James Joyce
Meleklerin Gücü, Beki İkala Erikli

İyi kitapların bir listesi. Kitapların yazıları blogumda var. 

28 Mart 2017 Salı

FİLMLER ARASINDA



Ay Prensesi, 2008, Macaristan
Boş Ev, 2004, Güney Kore
Sonsuz Ölüm, 1969, A.B.D.
Prensim, 2015, Fransa
Cuba Feliz, 2000, Küba
Açık Kalpler, 2002, Danimarka
Let's Make Love, 1960, A.B.D.
Suçlular Aramızda, 1964, Türkiye
Arıcı, 1986, Yunanistan
Merhaba Hüzün, 1958, A.B.D.
Fusi, 2015, İzlanda
Sıradışı İlişki, 2016, İtalya
Julieta, 2016, İspanya
Acı Hayat, 1962, Türkiye
Yürüyen Şato, 2004, Japonya
Yaşamın Kıyısında, 2016, A.B.D.
Ağ, 2016, Güney Kore
Siyah Orfe, 1959, Brezilya
Kelebeklerin Dili, 1999, İspanya
Leningrad Kovboyları Amerikaya, 1989, Finlandiya
Zorba, 1964, Yunanistan
Toz Bezi, 2015, Türkiye

En iyi veya çeşitli yönlerden önemli veya hoş filmlerden bir seçki. Blogumda başka en iyi film listeleri de var. Bu seçkilere devam edeceğim. Eski veya yeni film ayrımı yapmadan.

ŞARKILAR ARASINDA



Cihan Mürtezaoğlu-Bu Bir Yağmur mu?
Pepee-Affet Beni
Cihan Güçlü-Kim Anlıyor ki?
Bahadır Tatlıöz-Eflatun
Beck-Blue Moon
Camille-Sui Moi
Pepee-Özledim Seni
Bryan Adams-Summer of 69
Haluk Levent-Elfida
Cüneyt Tek-Gidersen
Devrim Berke-Son Kez Bakayım
Berdan Mardini-Senden Çocuğum Olsun İstiyorum
Ayşen Birgör-Beklerim Hergün Bu Sahillerde
Sezen Aksu-Köz
Gökhan Türkmen-Zar
Mahsa/Marjan Vahdet-Ha Leyli
Mehtap Demir-Ya Nedir Allah
Ersan Er-Tanrım
Aşkın Nur Yengi-Bile Bile
Nazan Öncel-Gitme Kal Bu Şehirde
Erkin Koray-Hop Hop Gelsin
Kesmeşeker-Tek Kişiyim Ben Hala
Kesmeşeker-Ne Zaman Gitti Tren
Zakkum-Sen Hala Benimlesin
Mithat Can-Ateş Böceği
Trem Bala-Ana Vilela

Şarkılar arasında bir bahar gezintisi oldu. Hepimize neşeli baharlar olsun.

27 Mart 2017 Pazartesi

KARMAMLA OYNAMA


Tarla oyunu oynadım, bir yandan dizi izledim. Ama sinir bozucu. Annem izliyor aslında, ya konu çok tuhaf, kız evlendi, eşi aniden ters yönde değişti, kıza zulüm yapılıyor, zaten evlilikten korkuyorum, iyice sinir oldum. Hint dizisi bu, Tatlı Bela, Kanal 7’de. Bizim ülkede de oluyor böyle şeyler.

Bu sabah çok değişik uyandım. Bir çocuk gibi. Olgun yaşta bir çocuk gibi. Yeğenimin whatsapp’daki fotoğrafını öptüm ve ona günaydın dedim. Günüm güzel geçiyor böylece. Eve bir köpek aldılar yeni, çok komik, şu Golden’lardan. Evde tuvaletini yaptıracaklar, gazetenin üzerinde, bizim yeğenişko, ay kıyamam kıyamam demiş, köpüş de alışmış şimdi lap lap halının üstüne yapıyormuş.

Aşkla sevgiyi karıştırıyor insanlar, Hint dizisinden aklıma takıldı, aşktan da öte sevmeli, kutsal sevgi filan işte, sevgiyi gözyaşlarıyla büyüteceksin, sevdiğin seni bekleticek, senin o güzel bekletişine kurban olayım diyeceksin. Mesela seni görmeye gelecek, seni görecek, hemen arabanın camını açacak. Sen kollarını açacaksın, sarılır gibi yapacaksın dışarıdan. Sonra kollarını çapraz yapıp ona yaklaşacaksın. Gülümsüyerek bakacak sana bir an ve “naber” diyecek. Bu sözcük sana şiir gibi gelecek. Bu Hint dizisi insana neler de düşündürüyor yaa.

Ondan sonra sevdiğin seni aldatacak. Sen kızacaksın, dur şunun karmasını bozayım diyeceksin, her şey bir karma, evrene bir mesaj göndereceksin, cezalandır şunu diyeceksin, evren de seni ödüllendirecek, ona cezasını verecek oh, karma işte. Karmamla oynamayacaksııın.

Evren cezalandıracak, ben durur muyum, hemen hayallere başlayacağım, Disneyworld’a gidiyorum bana yamuk yapan sevdiğimle, Magic Kingdom var orada, oraya gidiyoruz, ondan sonra korku tüneli var ya, Ghost  in the Gallery, ha ha haa, tünelde geriye dönüş asla yok, pencere yok, ha ha haa, hayaletler var, iskeletlerin dansı, dışarı çıkma şansı da yok, tek bir yol var çıkış için, onu da ben biliyor muşum, yalvaracak bana bunun için, beni çıkar diye yalvaracak, perili evmiş aslında bu tünel, Haunted House, beni affet diyor, ben de tünelde, perili evde o büyülü sözü söylüyorum ve dışarı çıkabiliyoruz. Büyülü söz de, Shakthar Donetsk.

26 Mart 2017 Pazar

KİTAP ÇIKARAN BLOGÇULAR 5



PESİMİSYON

Aşk Yasaklı Kelime

Erdi Karadeniz

Temiz dilli blogçu arkadaşımız Erdi Karadeniz’in yine temiz dilli şiirleri ve denemeleri var Pesimisyon adlı kitabında. Şiirleri ve öykümsü denemeleri.

Kitapta en göze çarpan özellik dilin içten ve temiz olması. Şiirler de denemeler de saf, masum ve içten. Kitabın adı pesimisyon, karamsarlık yani. Ancak, şiirlerde de denemelerde de karamsarlık yok. Şiirlerin büyük çoğunluğu aşk, özlem, ayrılık üzerine, bu nedenle hüzünlü gibi düşünülse de yazım stilinden gelen bir iyimserlik var.

Şöyle ki, şiirler, öykü şiir tarzında, içten, kolay okunan ve çok masum dizelerden oluşuyor. Akıcı bir dille bir aşk öyküsü anlatılıyor gibi.

Öncelikle, önsözde, yazmak hayata tutunma ve ben de bu dünyada yaşadım deme şeklim, diyor arkadaşımız. İlk bölümdeki şiirler, yoğun aşk şiirleri. Sevdiğine seslenir gibi yazılmış şiirler. İkinci bölüm ve üçüncü bölüm ise giden sevgilinin ardından yazılmış şiirler olduğunu hissettiriyor. Bu bölümlere ayrılık ve hüzün şiirleri diyebiliriz.

Dördüncü bölüm ise yaşamın getirdiği hüznün şiirleri. Yaşamla ve insanlarla ilişkilerimizin bize yaşattığı kaybetmişlik, hiçlik, yalnızlık duygularının dile getirilişi, iç geçiriş, yakarış gibi. Ancak, bu dizeleri okumak hüzün vermiyor, mutlu ediyor. Hepimizin duyguları, yaşadıkları olduğu için olabilir bu.

Son bölüm ise, öykü tadında denemeler. İnsan ilişkileri, arkadaşlık, haksızlıklar, kaçıp giden yaşam, her şeyi bırakıp gitmek, sevgi, kahve, özlem, sevgisizlik, yaşamın ve insanların anlaşılmazlığı, aşk, yalnızlık gibi güncel ve evrensel yaşam ve insanlık hallerini anlatan hafif, sevimli, akıcı yazılar.

Ben Yelkovan o Akrep, Rolüm Gereği, Bizim Kurşun Kalem 1 ve 2 bu bölümde etkili yazılar ve kitabın sonu da güzel geliyor. Sonunda karamsarlıktan iyimserliğe geçmenin bir yolu olmalı diyor, arkadaşımız. Bunu da bize anlatır bir gün, dileriz.

Not:3/4